news-details

Küresel piyasalarda teknoloji hisseleri öncülüğünde satış baskısı arttı

Halk Yatırım tarafından yayımlanan 6 Kasım tarihli piyasa değerlendirmesinde, küresel piyasalarda ABD teknoloji hisseleri öncülüğünde sert satışların yaşandığı belirtildi. ABD ara seçimlerinin ardından yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarına yönelik düzenlemelerin sıkılaştırılabileceği endişelerinin arttığı, yüksek tutarlı teknoloji yatırımlarının sürdürülebilirliği ve geri dönüşüne ilişkin soru işaretlerinin satış baskısını derinleştirdiği ifade edildi.

ABD'de Philadelphia Yarı İletken Endeksi'nin yüzde 12,2 gerileyerek Nisan 2025'ten bu yana en sert günlük düşüşünü kaydettiği aktarılan değerlendirmede, Nvidia hisselerinin yüzde 9,3, AMD'nin yüzde 17,3, Micron Technology'nin ise yüzde 17,5 değer kaybettiği bildirildi. Qualcomm hisseleri yüzde 9,5 gerilerken, üçüncü çeyrek finansal sonuçları beklentileri aşan AppLovin yaklaşık yüzde 31 yükseldi. S&P 500 endeksindeki 11 sektörün tamamının günü düşüşle tamamladığı, Nasdaq endeksinin ise ekim ayındaki zirvesinin yüzde 10'dan fazla altına inerek düzeltme bölgesine girdiği kaydedildi.

ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvurularının 31 Ekim ile sona eren haftada 6 bin kişi azalarak 189 bine gerilediği ve 197 bin olan piyasa beklentisinin altında gerçekleştiği belirtildi. Devam eden başvuruların 1,72 milyon seviyesine yükseldiği, üçüncü çeyrekte tarım dışı iş gücü verimliliğinin yıllıklandırılmış bazda yüzde 3,6 arttığı, birim iş gücü maliyetlerinin ise yüzde 0,7 gerilediği aktarıldı. Fed yetkilileri Beth Hammack ve Thomas Barkin'in enflasyonun yüzde 2'lik hedefin üzerinde seyrettiğine dikkat çekerek daha sıkı para politikasını destekleyen açıklamalarda bulunduğu ifade edildi.

Bu gelişmelerle S&P 500 endeksinin günü yüzde 4,36 düşüşle 7 bin 354 puandan, Nasdaq'ın yüzde 5,52 kayıpla 24 bin 315 puandan, Dow Jones'un ise yüzde 3,44 azalışla 51 bin 523 puandan tamamladığı bildirildi. Avrupa tarafında teknoloji sektörü endeksinin yüzde 3,2 gerilediği; ASML hisselerinin yüzde 6,6, Infineon'un yüzde 8,5 ve Soitec'in yüzde 16,7 değer kaybettiği kaydedildi. Rheinmetall hisselerinin şirketin 2026 yılı satış beklentilerini aşağı yönlü revize etmesinin ardından yüzde 16,1 gerilediği belirtildi. Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 0,38 düşüşle 654,87 puana inerken, DAX ve FTSE 100 yüzde 0,43 geriledi, CAC 40 ise yüzde 0,34 yükseldi. Euro Bölgesi'nde eylül ayı üretici fiyat endeksinin aylık yüzde 2,5, yıllık yüzde 11,1 arttığı; enerji fiyatlarındaki yükselişin bu artışta etkili olduğu aktarıldı.

Asya piyasalarında da ABD'deki teknoloji hissesi satışlarının etkisiyle negatif seyrin öne çıktığı ifade edildi. Güney Kore'de Kospi endeksindeki düşüşün seansın ilk saatlerinde yüzde 8'i aşması üzerine işlemlere geçici olarak ara verildiği belirtildi. Japonya'da Nikkei 225 endeksinin yüzde 5,98, Güney Kore'de Kospi'nin yüzde 4,88, Hong Kong'da Hang Seng'in yüzde 0,98 ve Çin'de Shanghai Composite'in yüzde 1,14 gerilediği kaydedildi. ABD'de bugün açıklanacak ekim ayı tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar verilerinin yanı sıra Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksinin takip edileceği bildirildi. Euro Bölgesi perakende satışları ve Türkiye'nin ekim ayı nakit bütçe dengesi de günün veri gündeminde yer aldı.

Yurt içinde BIST 100 endeksinin güne yüzde 0,60 yükselişle 11 bin 547 puandan başladığı, gün içinde 11 bin 617 puanı test ettikten sonra satışların etkisiyle yüzde 1,26 düşüşle 11 bin 333 puandan kapandığı aktarıldı. Bankacılık endeksi yüzde 1,75, holding endeksi yüzde 0,48 yükselirken, madencilik yüzde 3,23 artışla pozitif ayrıştı. Metal eşya makine endeksi ise yüzde 3,59 düşüşle en fazla değer kaybeden sektör oldu. BIST 100'de toplam işlem hacmi 145,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ekim ayı reel efektif döviz kuru verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazlı endeksin 2,66 puan artışla 107,76'ya yükseldiği ve Türk lirasının reel değerinin Şubat 2020'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi.

Halk Yatırım, gelişmekte olan ülke piyasalarında belirginleşen riskten kaçış eğiliminin etkisiyle BIST 100 endeksinin güne satıcılı başlayabileceği değerlendirmesinde bulundu. Yurt içinde bugün ekim ayı Hazine nakit dengesi verisinin açıklanacağı, gelecek hafta ise finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları, sanayi üretimi, inşaat maliyet endeksi, ticaret satış hacmi ve ciro endekslerinin takip edileceği kaydedildi. TCMB'nin yılın dördüncü Enflasyon Raporu ile eylül ayı ödemeler dengesi istatistikleri ve kasım ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'nin de gündemde olacağı ifade edildi.

Tahvil ve döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmede, İngiltere Merkez Bankasının politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4'e çıkardığı, ABD'deki işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında kalmasının ardından tahvil piyasalarında karışık seyir izlendiği bildirildi. ABD 10 yıllık gösterge tahvil faizinin yüzde 4,89, Almanya 10 yıllık tahvil faizinin ise 2 baz puan düşüşle yüzde 3,26 seviyesinde işlem gördüğü aktarıldı. Türkiye'nin 5 yıllık dolar cinsi kredi risk priminin (CDS) 4 baz puan azalarak 244 baz puana, Kasım 2036 vadeli 10 yıllık Eurobond faizinin 6 baz puan gerileyerek yüzde 7,54'e indiği belirtildi. Dolar Endeksi'nin 101,631'e yükseldiği, Euro/dolar paritesinin 1,1212'ye gerilediği, dolar/TL spot kurunun ise 50,04 seviyesinde işlem gördüğü kaydedildi.

Yurt içi tahvil piyasasında 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizinin 24 baz puan azalışla yüzde 39,38'e gerilediği, 10 yıllık gösterge tahvil faizinin ise 3 baz puan artışla yüzde 35,75'e yükseldiği ifade edildi. BIST Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem hacminin 21 milyar TL'ye ulaştığı bildirildi. 30 Ekim ile biten haftada yurt dışı yerleşiklerin Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) stokunda piyasa ve kur hareketlerinden arındırılmış olarak 750,4 milyon dolar, özel sektör borçlanma aracı stokunda ise 14,5 milyon dolar azalış yaşandığı aktarıldı. DİBS stokunun 7,8 milyar TL azalarak 10,1 trilyon TL nominal seviyeye gerilediği, yurt dışı yerleşiklerin DİBS stokunun da 36,6 milyar TL düşüşle 769,4 milyon TL seviyesine indiği belirtildi. Böylece yabancı yatırımcıların DİBS stoku içindeki payının yüzde 7,62'ye gerilediği kaydedildi. Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatlarında parite etkisinden arındırılmış olarak yaklaşık 585 milyon dolarlık artış görüldüğü; bu artışın 69 milyon dolarının gerçek kişilerden, 516 milyon dolarının tüzel kişilerden kaynaklandığı ifade edildi.

Yurt içi ve yurt dışı gelişmeler

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunma iş birliğini öngören Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu'nda 279 kabul ve 119 ret oyuyla kabul edildiği bildirildi. Anlaşmanın, taraf ülkelerden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını, ortak savunma ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesini, askeri koordinasyonun artırılmasını ve savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesini öngördüğü aktarıldı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in emekli aylıklarına yönelik hazırlanan düzenlemenin tüm emeklileri kapsamasının öngörüldüğünü açıkladığı belirtildi. Yapılacak artışlarda yaş ve prim ödeme gün sayısının dikkate alınmasının değerlendirildiğini ifade eden Şimşek'in, teknik çalışmaların aralık ayında tamamlanmasının ve düzenlemenin bütçe görüşmelerinin ardından TBMM'ye sunulmasının beklendiğini bildirdiği aktarıldı. Şimşek'in sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde ise ihmal veya suistimali bulunanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) önceki dönem daire başkanları hakkında soruşturma başlatıldığını ve eski başkan hakkında soruşturma izni verildiğini söylediği kaydedildi. Fonlarla bağlantılı 401 milyar TL'lik işlem hacminin 306 milyar TL'sinin fonlar ve portföy yönetim şirketleri arasındaki işlemlerden oluştuğunu belirten Şimşek'in, 93 fonun kendi kaynaklarıyla olağan tasfiye sürecine alındığını ve bugüne kadar tasfiyelerde Hazine kaynaklarının kullanılmadığını açıkladığı ifade edildi.

Yurt dışı gelişmeler kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Japan Tobacco International'ın (JTI) Rusya'daki varlıklarının geçici yönetimini Promışlennıye Aktivı adlı Rus şirketine devreden kararnameyi imzaladığı bildirildi. Dört fabrikası ve yaklaşık 4 bin çalışanı bulunan JTI'ın faaliyetlerinin yönetiminin devredileceği, kararın yabancı şirketlerin Rusya'daki varlıklarının geçici yönetime alınmasına imkan tanıyan düzenleme kapsamında alındığı aktarıldı.

Çekya Merkez Bankasının güçlü iç talep ve enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri nedeniyle politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4'e yükselttiği belirtildi. Bu kararın, haziran ayında dört yıl aradan sonra gerçekleştirilen ilk faiz artışının ardından yılın ikinci artırımı olduğu kaydedildi. Ekim ayında yavaşlamasına rağmen enflasyonun üst üste ikinci ayda da yüzde 2'lik hedefin üzerinde kaldığı, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin sıkılaşma kararını desteklediği ifade edildi.

Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena'nın, dijital bankacılık faaliyetleri yürüten Ueno Bank'ın çöküşünün ardından artan siyasi baskılar nedeniyle istifasını sunduğu bildirildi. Paraguay Merkez Bankasının sermaye yeterliliği koşullarını karşılayamadığı gerekçesiyle bankaya müdahale etmesinin yaklaşık 3 milyon müşterinin hesaplarına erişememesine ve protestoların artmasına neden olduğu aktarıldı. Bankanın kamu kaynaklarıyla bağlantılı işlemleri ve Pena'nın geçmiş ticari ilişkileri nedeniyle çıkar çatışması iddialarının gündeme geldiği, Temsilciler Meclisinin azil sürecini başlatan önergeyi onayladığı belirtildi. İstifanın kabulü ve görev değişimine ilişkin nihai sürecin Senatonun kararına bağlı olduğu, Başkan Yardımcısı Pedro Alliana'nın görevi devralmasının beklendiği kaydedildi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in, Avrupa Birliği'nin Çin kaynaklı haksız ticaret uygulamalarına karşı önlemler geliştirirken bölgenin rekabet gücünü olumsuz etkilememesi gerektiğini söylediği aktarıldı. Merz'in, Avrupa menşeli ürünlerin kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan “Made in Europe” yaklaşımının korumacılığı artırarak inovasyonu sınırlayabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi. Açık pazar ve serbest rekabetin önemini vurgulayan Merz'in, Çin'in haksız ticaret uygulamalarına karşı önlem alınmasını desteklemekle birlikte aşırı korumacı politikalardan kaçınılması ve yenilenebilir enerji sektörüne yönelik sübvansiyonların azaltılması gerektiğini ifade ettiği kaydedildi.

Şirket haberleri

Halk Yatırım'ın şirket değerlendirmelerinde, İş Bankası'nın (ISCTR) 2026 yılının üçüncü çeyreğinde solo net karının çeyreklik yüzde 8 artışla 10,42 milyar TL'ye yükseldiği, yıllık bazda ise yüzde 27 azaldığı bildirildi. Net karın hem piyasa hem de kurum beklentisinin üzerinde gerçekleştiği aktarıldı. Bankanın TL kredi ve mevduat büyümesinin sırasıyla yüzde 3,6 ve yüzde 3 ile sınırlı kaldığı, vadesiz mevduatların toplam mevduat içindeki payının artmasının olumlu değerlendirildiği ifade edildi. Net faiz gelirlerinin çeyreklik yüzde 9 arttığı, mevduat dışı fonlama giderlerindeki yüzde 16 ve swap maliyetlerindeki yüzde 9 düşüşün katkısıyla swap dahil net faiz marjının yüzde 2,1'den yüzde 2,41'e yükseldiği kaydedildi.

İştirak gelirlerindeki yüzde 28'lik gerilemenin net karı baskıladığı, vergi kaleminin ise karlılığa pozitif katkı sağladığı belirtildi. Takipteki alacaklar (TGA) oranının 40 baz puan artışla yüzde 4,2'ye yükseldiği, bireysel krediler ve küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) kaynaklı yeni takip girişlerinin risklerin sürdüğüne işaret ettiği aktarıldı. Net karşılık giderlerinin çeyreklik yüzde 12 artmasıyla kümülatif net kredi riski maliyetinin yüzde 2,42'ye yükseldiği, yönetimin 2027 yılında da aktif kalitesindeki bozulmanın sürebileceğine ilişkin açıklamalarının dikkat çektiği ifade edildi. İçsel derecelendirmeye dayalı (IRB) geçişin katkısıyla solo sermaye yeterlilik oranının yüzde 15,4'ten yüzde 17,2'ye yükseldiği kaydedildi. Yönetimin komisyon gelirleri ve faaliyet giderlerine ilişkin yıl sonu beklentilerinde aşağı yönlü risklere işaret ettiği, yaklaşık yüzde 20 seviyesindeki özkaynak karlılığı hedefine ulaşmanın zorlaştığını ancak yüzde 15'in üzerindeki seviyelerin ulaşılabilir olduğunu değerlendirdiği aktarıldı. Halk Yatırım, sonuçların hisse performansına etkisini “sınırlı negatif” olarak değerlendirdi.

VakıfBank'ın (VAKBNK) üçüncü çeyrekte solo net karının çeyreklik yüzde 2 artışla 15,4 milyar TL'ye ulaştığı, 2026 yılının ilk dokuz ayındaki net karının ise yıllık yüzde 9 artışla 45,5 milyar TL olarak gerçekleştiği bildirildi. Bankanın TL kredilerinin çeyreklik yüzde 4, TL mevduatlarının yüzde 19 büyüdüğü, kredi-mevduat oranının yüzde 92,1'den yüzde 88,4'e gerilediği belirtildi. Net faiz gelirlerinin yüzde 33 artışla 66,2 milyar TL'ye yükseldiği, swap maliyetlerindeki yüzde 42'lik artışa rağmen swap dahil net faiz marjının 77 baz puan genişleyerek yüzde 4,2'ye ulaştığı aktarıldı.

Bankanın sunumunda, ekim-ekim enflasyonunun yüzde 29,8 olarak TÜFE'ye endeksli menkul kıymet (TÜFEKS) hesaplamalarına yansıtılması halinde üçüncü çeyrek net karının 5,3 milyar TL daha yüksek olacağı ve swap dahil net faiz marjının yüzde 4,8'e ulaşacağının belirtildiği kaydedildi. Bu gelişmenin 2026 yılının dördüncü çeyreğindeki faiz gelirlerine yaklaşık 10,5 milyar TL ilave katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi. Net ücret ve komisyon gelirlerinin çeyreklik yüzde 17 arttığı, faaliyet giderlerinin yüzde 9 ve promosyon giderlerinin yüzde 34 gerilediği aktarıldı. Buna karşılık TGA oranının yüzde 3,35'ten yüzde 4,08'e yükseldiği, 37,5 milyar TL'lik net takipteki alacak oluşumunun yüzde 53'ünün bireysel kredilerden kaynaklandığı belirtildi. Net karşılık giderlerinin 11,2 milyar TL'den 22,5 milyar TL'ye yükseldiği, net kredi risk maliyetinin 141 baz puandan 262 baz puana çıktığı kaydedildi. Solo sermaye yeterlilik oranının yüzde 14,1'den yüzde 13,6'ya, ana sermaye oranının (CET1) ise yüzde 9,5'ten yüzde 9,1'e gerilediği ifade edildi. Halk Yatırım, net faiz gelirlerindeki toparlanma ve gider kontrolüne rağmen artan karşılık yükünün karlılık üzerindeki baskısına dikkat çekerek hisseye ilişkin değerlendirmesini “pozitif” olarak paylaştı.

Ford Otosan'ın (FROTO) üçüncü çeyrekte toplam satış hacminin yıllık bazda yatay seyrederek 168 bin 824 adet olduğu bildirildi. Yurt içi satışların zayıf talep ve fiyat rekabetinin etkisiyle yüzde 51,5 azalarak 14 bin 400 adede gerilediği, yurt dışı satışların ise 1 tonluk ticari araçlara yönelik talebin desteğiyle yüzde 10,8 artarak 154 bin 424 adede yükseldiği aktarıldı. Otomotiv faaliyetlerinden elde edilen net satış gelirlerinin yıllık reel yüzde 6,9 düşüşle 228 milyar 927 milyon TL, FAVÖK'ün ise yüzde 20 azalışla 12 milyar 176 milyon TL olduğu belirtildi. FAVÖK'ün kurum beklentisinin yüzde 15,1, piyasa beklentisinin yüzde 9,4 üzerinde gerçekleştiği kaydedildi. Faaliyet giderlerinin beklentinin altında kalmasında pazarlama ve araştırma-geliştirme giderlerindeki düşüşün etkili olduğu ifade edildi.

Ford Otosan'ın net karının yıllık yüzde 23,4 azalışla 8 milyar 351 milyon TL'ye gerilediği, bu tutarın kurum beklentisiyle uyumlu, piyasa beklentisinin ise yüzde 17,5 üzerinde olduğu bildirildi. Koçfinans'ın konsolidasyonunun net kara 407 milyon TL katkı sağladığı aktarıldı. Şirketin yurt içi talepteki zayıflık nedeniyle 2026 yılı Türkiye toplam otomotiv pazarı ve satış hacmi beklentilerini aşağı yönlü revize ettiği, gelir büyümesi ve düzeltilmiş FAVÖK marjı öngörülerini ise koruduğu belirtildi. Halk Yatırım, beklentilerin üzerindeki FAVÖK ve net kar performansına rağmen yurt içi satış beklentilerindeki düşüş ve marj daralması nedeniyle sonuçların hisse performansına etkisini “sınırlı pozitif” olarak değerlendirdi.

Tofaş Otomotiv'in (TOASO) üçüncü çeyrek net satış gelirlerinin yıllık reel yüzde 28,9 azalışla 80 milyar 504 milyon TL seviyesinde gerçekleştiği ve piyasa beklentisine paralel olduğu bildirildi. Yurt içi satış gelirlerindeki yüzde 38'lik düşüşün gerilemede etkili olduğu, ihracat gelirlerindeki yüzde 69,5'lik artışın ise daralmayı sınırladığı aktarıldı. Ticari faaliyetlerden elde edilen brüt karın yıllık yüzde 32,4 artışla 6 milyar 356 milyon TL'ye, brüt kar marjının 3,7 puan artışla yüzde 7,9'a yükseldiği belirtildi. Finans sektörü faaliyetleri dahil toplam brüt karın yüzde 40,6 artarak 7 milyar 728 milyon TL'ye ulaştığı kaydedildi.

Faaliyet giderlerindeki yüzde 7,9'luk artışa rağmen brüt karlılıktaki iyileşmenin etkisiyle FAVÖK'ün yüzde 5 artarak 2 milyar 432 milyon TL'ye yükseldiği, bu tutarın piyasa beklentisinin yüzde 29 üzerinde gerçekleştiği ifade edildi. FAVÖK marjının 1 puan artışla yüzde 3'e çıktığı, ana ortaklık net dönem karının ise yüzde 176,3 artarak 4 milyar 332 milyon TL'ye ulaştığı aktarıldı. Net karın piyasa beklentisinin yüzde 74,7 üzerinde gerçekleşmesinde esas faaliyet karındaki artışın yanı sıra net finansman gelirlerinin 478 milyon TL'den 1 milyar 3 milyon TL'ye yükselmesi ve 460 milyon TL'lik ertelenmiş vergi gelirinin etkili olduğu belirtildi. Şirketin 2026 yılı yurt içi satış beklentisini 300-320 bin araçtan 270-290 bin araca, ihracat beklentisini 75-85 bin araçtan 70-80 bin araca, üretim beklentisini ise 145-155 bin araçtan 135-145 bin araca indirdiği kaydedildi. Vergi öncesi kar marjı beklentisinin ise yüzde 3-4 aralığından yaklaşık yüzde 4 seviyesine güncellendiği bildirildi. Halk Yatırım, güçlü FAVÖK ve net kar sonuçlarına karşın satış hacmi beklentilerindeki aşağı yönlü revizyon nedeniyle hisseye ilişkin değerlendirmesini “sınırlı pozitif” olarak açıkladı.

Migros'un (MGROS) üçüncü çeyrekte 3 milyar 526 milyon TL net kar açıkladığı, bu tutarın kurum beklentisinin yüzde 4,8, piyasa beklentisinin ise yüzde 21,4 üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Net karın yıllık bazda yüzde 31,2 gerilemesine rağmen beklentileri aşmasında 455 milyon TL'lik ertelenmiş vergi gelirinin etkili olduğu belirtildi. Net finansal giderlerin yıllık yüzde 75 artışla 1,62 milyar TL'ye yükseldiği, FAVÖK'ün ise yıllık yüzde 1,4 azalışla 12,54 milyar TL seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı. FAVÖK marjının yıllık 0,4 puan gerileyerek yüzde 8,7 olduğu kaydedildi. Halk Yatırım, net kar ve operasyonel marjların beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi nedeniyle sonuçların hisse performansına etkisini “pozitif” olarak değerlendirdi.

Şok Marketler'in (SOKM) üçüncü çeyrekte 989 milyon TL net kar açıkladığı, bu tutarın kurum ve piyasa beklentileriyle uyumlu olduğu bildirildi. 3 milyar 559 milyon TL'lik parasal kazanç kalemindeki olumlu etkiye rağmen yüksek net finansman gideri ve 345 milyon TL'lik ertelenmiş vergi giderinin net karı baskıladığı ifade edildi. Net finansman giderlerinin yıllık yüzde 4,4 artışla 2 milyar 821 milyon TL'ye yükseldiği aktarıldı. Konsolide satış gelirlerinin yıllık reel yüzde 1,2 artışla 93 milyar 7 milyon TL'ye ulaştığı ve piyasa beklentisine yakın gerçekleştiği belirtildi. FAVÖK'ün yıllık yüzde 20,2 artışla 4 milyar 827 milyon TL'ye yükseldiği, FAVÖK marjının ise 0,8 puan artışla yüzde 5,2 olduğu kaydedildi. Halk Yatırım, beklentileri genel olarak karşılayan finansal sonuçların hisse performansına etkisini “nötr” olarak değerlendirdi.

Şişecam'ın (SISE) üçüncü çeyrekte piyasa beklentisi 2 milyar 76 milyon TL, kurum beklentisi 2 milyar 386 milyon TL net kar olmasına rağmen 295 milyon TL net zarar açıkladığı bildirildi. Operasyonel karlılığın beklentilerin altında kalmasının yanı sıra 2 milyar 750 milyon TL'lik ertelenmiş vergi giderinin net zararda etkili olduğu belirtildi. Net finansman giderlerinin yıllık yüzde 26 azalarak 4 milyar 195 milyon TL'ye gerilediği, net parasal pozisyon kazancının ise yüzde 26,4 düşüşle 6 milyar 467 milyon TL olduğu aktarıldı. Şirketin FAVÖK'ünün yıllık yüzde 61,2 azalışla 3 milyar 466 milyon TL'ye gerilediği, FAVÖK marjının da 7,5 puan düşüşle yüzde 5,2 seviyesinde gerçekleştiği kaydedildi. Net borç pozisyonunun 149,7 milyar TL'ye, net borç/FAVÖK oranının ise 13,96 kata yükseldiği bildirildi. Haziran 2026'da net borcun 143,3 milyar TL, net borç/FAVÖK oranının 8,96 kat olduğu hatırlatıldı. Halk Yatırım, operasyonel marjlardaki gerileme, beklentilerin aksine açıklanan net zarar ve net borç/FAVÖK oranındaki artış doğrultusunda sonuçların hisse performansına etkisini “negatif” olarak değerlendirdi.

Gelecek Varlık Yönetimi'nin (GLCVY) ise Fibabanka tarafından 5 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak satışında, satışa çıkarılan 445,7 milyon TL anapara büyüklüğündeki bir bireysel portföyün ihalesini kazandığı bildirildi. İhale sonuçlarının kesinleşmesinin, ihaleyi açan bankanın yönetim kurulu onayına bağlı olduğu; onayın ardından sözleşme imza süreci ve alacakların devir işlemlerinin başlatılacağı aktarıldı. Halk Yatırım, söz konusu gelişmeyi hisse açısından “pozitif” olarak değerlendirdi.

  Hibya Haber Ajansı